11 Kasım 2024 Pazartesi

İrfan Abi.

İrfan Abi gittiğinden beri kalbime oturan öküz bir an olsun hafiflemedi. Dümdüz bir müzisyeni kaybetmişiz gibi bakmaya çalışıyorum ama olmuyor. Şarkıların benim en güzel, en hüzünlü, en sıradan anlarıma tanıklık etti. Seni dinlediğim her an seninle bir dost gibi dertleşmişim meğer.

Kemalle tanıştığımızda bana attığı ilk şarkındı "Kocaman Sıfır". O kadar beğenmiştim ki gecenin bir vakti arabaya atlayıp, şarkıyı tekrara alıp, sokaklarda amaçsızca turlamıştım.

Sonra "Denizdeyim"le tanıştım. Sıcak yaz günlerinde denizden çıktıktan sonra, buz gibi biralarımızı içerken senin ruhumuza işleyen ıslığını dinlemek rutinimiz oldu.

Ardından "Köleler ve Kilitler" şarkısı ve hikayesiyle tanıştım. Böyle bir olayı kendine dert edip, şarkısını yapmış. Ne yüce gönüllü bir adam demiştim senin için. Seni tanıdıkça daha fazlasına şahit olacağımı bilmeden...

"Gidin"... Yalnızlığımın şarkısı. Yalnızlığımla barışmamın, kavgamın şarkısı. Mutfakta geceleri konforsuz bir sandalyede saatlerce otururken çok sigara yaktırmıştır bana.

Bu dört şarkının ardından Peyk'in biraz daha derinliklerine dalmak istediğimde karşıma çıkmıştı "Büyükanne". Anneannemi kaybedeli 1 sene olmuştu o sıralar. O zamana kadar maviş gözlü anneannem için dilimden dökemediğim sözleri üç dakikalık bir şarkıya sığdırmışsın be abi. "Ve ölüm sürme çekmiş mavi gözlerine..."

"Büyükanne"yi dinledikten sonra demiştim bu şarkıları plaktan dinlemeli. O ara Kemalle yeni yeni flörtleşiyoruz. Beni Circus konserine çağırmış. Türlü bahanelerle reddetmişim. Meğer Circus konseri plak lansman konseriymiş. Bu bir işaret diyerek o gece konsere bilet almıştım.

Ve biz 21 Ekim 2022 günü o konserdeydik. Bol içmeli ama anda kalmaktan da vazgeçmediğimiz o sanatsal konserin ortalarına doğru "Derdini Bul" çaldı. Ortamın ve şarkının büyüsüyle Kemalle birbirimize sarıldık ve bir daha hiç bırakmadık. Sevdiğim adamın hayatıma girişine bile sen tanıklık etmiştin.

Vesile olduğun bu güzel hikayemizi sana hep anlatmak istemiştim. Neyse ki geçtiğimiz yaz Datça Coop Live’daki konseriniz sonrası o sarhoş kafayla kulise kaçıp anlatma fırsatımız olmuştu. “Ya sizin ne işiniz var burada?!” demeden tüm ekip ilgiyle hikayemizi dinlemiştiniz. Hatta Serdal’ın Kemal’e dönüp “Derdini buldun mu peki?” sorusuna “Ne derdi, belasını bile buldu” deyişime ne gülmüştük. Buraya o günün anısına flu ama neşeli bir fotoğraf bırakıyorum.


Geçen sene tam da bugün "Hamiyet"e gelmiştik. Hamiyet gibi içimizden ve sıradan bir kadının "hafifletilmiş ve müzikalleşmiş" hikayesi bile ne kadar içimize işlemişti. Gözyaşlarıma hakim olamamıştım. Şimdi senin gidişinle birlikte, biz de Hamiyet gibi "Pazar Yeri Sinekleri"ne ve şarkılarına tutunacağız.

Bu ve bunlar gibi bir sürü hikaye var hatırımda. Senin gibi derin bir hikaye anlatıcısı olamam ama bunlar benim, senin haberin olmadan hayatıma dokunuşlarının hikayeleriydi. İyi ki bu dünyadan geçtin İrfan Abi. Sesin hayatımızın her anına tanıklık etmeye devam edecek. Söz...

Sana veda etmek istedim ama İrfan Abi'ye nasıl veda edilir ki? Bilmiyorum. En güzeli sana, senin sözlerinle veda etmek sanırım...

"Yaz geçiyor gönlümden

Ve baharın yok artık

Ölüyorsun birden

Geliyor paydos biz

Kalıyor her şey yarım

Bir acı paydos..."

1 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı olmuş benzer duyguları taşıyorum sevgiler.

    YanıtlaSil